Deniz Feneri Lora’nın Masalı

Denizin kıyısında yalnız bir fener duruyormuş. Adı Lora’ymış. Her gece ışığını yakıp denizdeki balıklara, teknelere ve dalgalara eşlik ediyormuş. Ancak bir süredir hava çok sakinmiş. Ne tekne geçiyormuş ne de bir balık sürüsü görünüyormuş. Bu durum Lora’yı biraz üzmüş. “Acaba ışığıma ihtiyaç kalmamış mıymış?” diye düşünmeye başlamış.

Bir akşam sahilden koşarak gelen bir çocuk görmüş. Çocuk fenerin gövdesine yaslanmış ve nefes nefese kalmış. Sonra denize bakıp içini çekmiş. Lora bu çocuğun neden üzüldüğünü anlamak istemiş. Çocuk biraz sakinleşince cebinden küçük bir tahta gemi çıkarmış. “Bu gemiyi bugün denize bırakacakmışım ama rüzgar çıkmamış,” diye içinden ince bir ses geçmiş. Lora bunu duyunca heyecanlanmış. Çünkü deniz sakin olduğunda ışığı daha uzaklara ulaşırmış. Yavaşça ışığını açmış, sonra biraz daha güçlendirmiş. Kıyıdan suya vuran ışık sanki yolu aydınlatıyormuş. Çocuk şaşırmış. “Sanki benim için yanıyormuş,” diye düşünmüş. Tahta gemiyi suya bıraktığında Lora’nın ışığı geminin üzerine düşmüş. Küçük gemi yavaşça kıyıdan uzaklaşmış. Çocuk kalbinin sevgiyle dolduğunu hissetmiş. Gemi ışığın rehberliğinde ilerlerken birden hafif bir esinti çıkmış. Esinti geminin yelkenini doldurmuş. Lora’nın ışığıyla esinti birleşince gemi adeta parlak bir yolculuğa başlamış. Çocuk gözlerini kocaman açmış. “Galiba her şey küçük bir ışıkla başlıyormuş,” diye içinden geçirmiş.

O gece Lora kendini çok güçlü hissetmiş. Çünkü ışığı birinin hayalini gerçekleştirmiş. Çocuk sahilden el sallarken Lora’nın ışığı hafifçe titremiş. Sanki “Her zaman buradaymışım,” dermiş. O günden sonra çocuk ne zaman bir hayaline adım atacak olsa önce fenerin ışığına bakıyormuş. Lora’nın ışığı ise her gece biraz daha sıcak yanıyormuş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir