Rüzgar ile Çiçeğin Dostluğu Masalı

Bir sabah güneş gökyüzüne gülümsemiş. Uzak bir tepede, mor yapraklı minik bir çiçek başını bulutlara doğru uzatmış. Her gün aynı yerde durur, rüzgarın esintisini hissedermiş ama rüzgarla hiç konuşmamış. Bir gün rüzgar nazikçe esmiş, “Merhaba küçük çiçek, nasılsın bugün?” demiş. Çiçek önce utanmış, sonra gülümsemiş. “İyiyim, sen nasılsın?” diye sormuş. O günden sonra rüzgar her sabah tepenin üzerinden geçerken çiçeğe uğrar, ona uzak diyarlardan haberler getirirmiş.

Bir gün bulutlar toplanmış, gökyüzü kararınca rüzgar sertleşmiş. “Sakın korkma, seni koruyacağım,” demiş çiçeğe. Çiçek titremiş ama rüzgar etrafında dönüp durarak onu eğip bükmemeye çalışmış. Fırtına geçince çiçek başını kaldırmış, yapraklarında birkaç damla su varmış ama gülümsemesi yerindeymiş. “Teşekkür ederim,” demiş rüzgara, “beni korudun.” Rüzgar da sevinmiş, “Senin gibi cesur bir dostum olduğu için ben de çok mutluyum,” demiş.

O günden sonra rüzgar esince çiçek ne korkmuş ne de eğilmiş. Her sabah rüzgar uğrar, birlikte dans ederlermiş. Çiçek, dostluğun en güzel şey olduğunu, rüzgar ise yumuşak estiğinde bile birini mutlu edebileceğini öğrenmiş. Gökyüzü maviye dönmüş, güneş ışıkları ikisini birden ısıtmış. Ve o tepenin üzerinde, rüzgarla dans eden o mor çiçek uzun yıllar boyunca gülümseyerek yaşamış.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir